Prof. Dr. İlber Ortaylı Mersin'de tarihi konuşturdu

Yazar, Akademisyen Ünlü Tarihçi, Prof. Dr. İlber Ortaylı, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 97. yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında Mersinlilerle buluştu.

Prof. Dr. İlber Ortaylı Mersin'de tarihi konuşturdu

Yazar, Akademisyen Ünlü Tarihçi, Prof. Dr. İlber Ortaylı, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 97. yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında Mersinlilerle buluştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı dinlemek için gelen Mersinliler Kongre ve Sergi Sarayı’ndan Mersin Oteli’ne kadar uzun kuyruklar oluşturdular.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin davet üzerine Mersin’e gelen Prof. Dr. İlber Ortaylı Atatürk ve Cumhuriyet temalı konferans verdi.  Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen konferansa Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kerim Tufan’ın yanı sıra,  Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Mülkiyeliler Birliği Başkanı Celalettin Çıplak, Kent Konseyi Başkanı Yasmina Lokmanoğlu, MHP il ve ilçe yöneticileri, meclis üyeleri, akademisyenler, oda, dernek ve vakıf başkanları ve binlerce Mersinli katıldı. Doyumsuz sohbeti ile vatandaşlardan sık sık alkış alan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Mersinlilere unutamayacakları bir konferans verdi.

“Mehmet Akif Bey imparatorluğun son dönemindeki milli uyanışın yansımasıdır”

12 Mart İstiklal Marşının kabulünün yıldönümünde yapılacak en gerekli görevlerden birinin milli şair Mehmet Akif Ersoy’u anmak ve anlamak olduğunu söyleyerek konferansa başlayan Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Mehmet Akif Bey ilginç bir hayatı olan ve imparatorluğun son dönemindeki milli uyanışın, imparatorluktan vatandaş toplumuna geçişin yansımasıdır. Çünkü şurası bir gerçektir ki Mehmet Akif’in nesli bir imparatorlukta doğdular ve Mehmet Akif Bey de Osmanlı Devleti’nin yaşadığı problemlerin içerisinden geçen biridir. Mehmet Akif, İstanbul’da yetişmiş, katiyen Balkan milliyetçiliği gütmeyen ve İslami tarafı ağır basan bir şairdir.  Ancak İslam’ı bir ananeden çok, modern bir idrakle kavranması olarak algılayan biridir. Son derecede kültürlü bir şairimizdir. Okuması itibari ile bizim mülkiye mektebinin idadi kısmı, o zaman yeni açılan yüksek kısmına devam edecek mali takati yok.  Daha iyi burslu olduğu için baytar Mektebi’ne geçiyor. Böylelikle Baytar Mektebi’nin iki tane önemli simasından biri oluyor” şeklinde konuştu.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatından ve İstiklal Marşımızı yazdığı dönemlerden bazı anekdotlar ile dinleyicileri bilgilendiren Ortaylı, “Tarih bizim bugünkü bakışımız gibi değil. Bugün olaylara daha soğukkanlı, hiddeti ve şevki geçmiş insanlar olarak bakıyoruz.  Zamanlar değişiyor. Bugünlerde Mehmet Akif’in Abdülhamit karşıtlığını ele alan bazıları bunu ileri sürüyorlar. Bu bir devrin münevverinin yapısıdır. Yani istibdat geldiği zaman, bir devrin bürokratik imtiyazlarını, baskısını, adam kayırıcılığını hazmedemeyen bir aydın bürokrat sınıfı vardır. Bilhassa devletin parasına el sürmekten fevkalade çekinen Mehmet Akif gibi bir insan var karşımızda” ifadelerini kullandı.

“İstiklal Marşı çok büyük edebi bir metindir ve çok derin bir felsefesi vardır”

İstiklal Marşı’nın çok derin felsefesi olduğunu ve insanların çoğunun bu edebi metni anlamadığını ifade eden Ortaylı, “İstiklal Marşı’nı Ankara’daki Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul etti. Bu gördüğümüz kıtaları Mehmet Akif Bey milli marş diye yazmadı. Bir yarışma açıldı. Yarışmaya gelen şiirlerin hiç birisi beğenilmedi. Orada o zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver dedi ki: ‘ Bu şiirleri bırakın. Burada layık olan Mehmet Akif Bey’dir’ dedi. Baş hatip Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Akif Bey’e sormadan kürsüye çıkarak şiiri okudu. Okuyunca alkışlarla kabul edildi. 500 lira maaş koydular ama Mehmet Akif Bey bu parayı kabul etmedi.  İstiklal Marşı çok büyük edebi bir metindir ve çok derin bir felsefesi vardır. Bırakın bizim milleti hiçbir milletin insanının yüzde doksan böyle bir metni okuyup, keyfine varamaz. Bu ancak yüksek edebiyat zevki olan biraz tarih, biraz felsefe tadı olan milletin hoşlanacağı bir şiirdir. En edip en tarihçi milletler bile her metni anlamazlar” dedi.

Salonun tıklım tıklım dolu olduğu konferansta İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bilinmeyen anıları anlatan Ortaylı, “Bundan birkaç yıl evvel çok utanç verici bir durum oldu. Koca koca herifler İstiklal Marşı’nı söyleyemiyordu. Sizi kutlarım. Bu akşam hiç değilse teypten bile olsa gayet güzel iştirak ettiniz. Bu önemli. İstiklal Marşı birkaç yıl bestesiz kalmış. Gayet enteresan yarışmalar yapılıp, beste teklifleri sunulmuş. En sonunda Osman Zeki Üngör’ün bestesi kabul görmüş. Bugün için İstiklal Marşımızın yerine koyabileceğimiz bir metin yok.  Zaten çok iyi beste yapacak müzisyende henüz duymadım. Ama olacak. Mehmet Akif’in hafızı Kuran-ı Kerim’dir. Arapça biliyor. İlk kıtanın başlangıç kelimesi olan ‘Korkma’ ayeti kerimelerden birindedir. Çekinme, endişelenme anlamına da gelir.  Oradan almıştır. Çünkü Mehmet Akif Bey son dönem Osmanlı asrının olaylarını İslam asrısaadeti ile mukayese etmekten çok büyük haz duyarmış. Mehmet Akif Bey aynı zamanda İran şiirini çok iyi biliyor. Ankara’da 1920 meclisine katılmıştır. 1920 meclisine katılması çok büyük bir fedakârlıktır. Çünkü İstanbul’da oldukça yüksek bir maaşı vardır. Hepsini elinin tersi ile çevirmiş. Ankara’ya geçişi ve meclise katılışı herkes için fevkalade büyük bir moral meselesi olmuştur. ” ifadelerini kullandı.

“İstiklal Marşı 1914’te başlayan mücadelenin bitişini gösterir”

İzleyicilerin alkışları ile sık sık kesilen konferans esnasında gençlere kendi tarihlerini öğrenmeleri konusunda öğütler veren Ortaylı, “Bu nasıl derin bir şairdir? Çanakkale Şehitlerine bir kaside yazıyor. Yazdığı kaside Süleyman Nazif tarafından ‘Allah’ın şairleri de var’ diye tarif ediliyor.  Bu çok önemli bir şeydir. Şiir sanatını çok iyi söyleyen adanlar da vardır demek istiyor. Hakikaten o şiir muhteşem bir şeydir. Ama bugün eskimiş gibi görünüyor. Çünkü insanlar modern Türkiye’de ‘Yedi Kandilli Süreyya’nın’ astronomide ki bugünkü anlamını bilmezler. İstiklal Marşı’nın kıtaatını bilmek zorundayız. Çünkü karşınızda bütün İslam dünyasının tek savaşçısı var. İslam dünyası bitmiş. En kalabalık kısmı İngilizlerin elinde. Kala kala burası kalmış. Onun için o mısraların ne olduğunu anlamamız lazım. İnsanlar orduları ile var olur. Tabi ki Çanakkale için o şiiri yazmıştır. O istiklal Marşı da 1914’te başlayan mücadelenin bitişini gösterir.

O bakımdan önemlidir. Bugünde anılmasında da fayda görüyoruz. Türkler yaşadıkları ve yaptıkları tarihi bilmeyen çok eğitimli, cahil bir millettir. Şu anda biz dünyanın en iyi hekimlerine sahibiz. Birçok tıp fakültemiz var. Elli tane daha açarız. Ama içine 500 tane lüzumsuz talebe doldurmayın, sadece 50-100 tane alın en iyisi çıkmaya devam eder. Çok iyi mühendislerimiz var ama mimarımız yok. Neden? Çünkü cahiliz. Tarih ve coğrafya bilmeyen bir kavim bu gibi sanatlara akıl erdiremez. Dil öğrenmeden bu imparatorluğu anlamamız mümkün değildir. Kocabaşın kocaman derdi olur. Bu yaşanmış tarihi anlamak için milattan önce yirminci yüzyıla kadar bilmemiz gerekir. Şu an üç bin yıllık tarihin üzerinde oturuyoruz. Ama bunların ne kadarını biliyoruz. İşte bunları düşünmemiz gerekir. Ümit ederim ki gelecek kış sezonunda burada daha çok görüşürüz ” diye belirtti.

Konferans sonunda Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kerim Tufan, Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya Olba Mozaiği ve çiçek takdim etti. İlber Ortaylı, kendisine verilen çiçeği izleyicilere dağıttı.

Haber Merkezi
17.03.2018

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

Diğer Haberler